çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5/06/2013

Çocuklara Sorun Çözme Becerisi Kazandırma Semineri - 2013 Mayıs

Çocukların kendi kendilerine sorun çözemedikleri ve her seferinde anne, babanın yardımına ihtiyaç duydukları bunun nasıl aşılması gerektiği oldukça fazla danışılan bir konuydu. Konuya açıklık getirmek için öğleden önce ve sonra iki oturum olmak üzere yaklaşık 550 veliye seminer verdim. Seminer sonunda aldığım sorulardan ise bu konu üzerine düşmekte çok doğru bir karar verdiğimi anlamış oldum.
 



 


Herkese katılımlarından dolayı teşekkür ederim.
 
Psikolog Tuğçe KARAKOÇ

11/26/2012

Zihinsel Gelişim Ailede Başlar


        Anne babaların çocukların zihinsel becerilerinin gelişmesi üzerinde çok etkili oldukları bilinen bir gerçektir. Anne babalar bu becerilerin gelişmesine fırsat verecek ortamlar sağlamak isterler. Ev ortamı çocukların potansiyellerine ulaşmalarında başlangıç noktasıdır. Anne babanın sevgisi çocuklardaki zihinsel becerilerin gelişmesine katkı sağlar. Çocuk zaten sevildiği için kendini güvende hissedecek ve kendini sevdirmek için harcayacağı enerjiyi çevresini keşfetmeye, yeni şeyler öğrenmeye harcayacak. Ev içinde bulunan disiplin yöntemi de çocukların zihinsel yeteneklerini etkiler. Otoriter çocuk yetiştirme yöntemleri ve cezalandırmalar zihinsel becerilerin gelişimini engeller. Öte yandan anne baba, çocuktan beklentilerini anlatıp nedenlerini açıklayarak, çocuğun mantığına seslenen bir disiplin yöntemi uyguluyorsa, çocukların düşünme yetenekleri gelişir.

       Çocuğa bağımsız hareket etme imkanı sunamayan aşırı müdahaleci ebeveynler, çocuklarının üstünden ellerini çektiklerinde, hiçbir işin üstesinden gelemeyen, pasif ve bağımlı bir çocukla karşılaşacaklarını bilmeliler. Aileye bağımlı olan çocuk giderek yetersizlik duygusuna kapılacak ve özgüveni yok olacaktır. Özgüveni bu denli yok olmuş bir çocuktan üstün başarı beklemek büyük haksızlık olur, bu yüzden kendi kendine bir şeyler başarabildiğini çocuğa göstermek, ona fırsat tanımak gerekir. Çocuk yeni bir şey yaptığında örneğin bir yapbozu tamamladığında heyecanla “Başardın!” “Bugüne kadar tamamladığın en zor yapboz buydu” gibi yorumlar yapabilirsiniz. Çocuğunuz yaptığı bir resmi size gösterdiğinde resmi anlatmasını isteyip saygıyla onu dinleyebilir ve resmin size ne ifade ettiğini konuşabilirsiniz. Çocukların başarılarının görülüp onaylanmasına ihtiyaçları vardır ama yargılanmanın onlara bir faydası olmaz.

       Sonuç olarak en iyi zihinsel gelişimi sağlamak için doğumdan itibaren var olması gereken şeyler vardır, bunlar; sıcak, sevgi dolu ve cezalandırıcı olmayan bir ortam,  çocuğun teşvik edilmesi ve onaylanması, ağlamayı öfkelenmeyi kabul eden bir aile ortamı. Duygularını açıkça ifade etmelerine izin verilen çocukların mükemmel bir öğrenme ve düşünme kapasiteleri vardır. Eğer evinizde uygun ortam yoksa telaşlanmayın çünkü yararlı değişiklikler yapmak için hiçbir zaman geç değildir.

Psikolog Tuğçe KARAKOÇ

11/21/2012

ÇOCUK

EĞER BİR ÇOCUK
SÜREKLİ ELEŞTİRİLMİŞSE, KINAMA VE AYIPLAMAYI ÖĞRENİR.

EĞER BİR ÇOCUK
KİN ORTAMINDA BÜYÜMÜŞSE, KAVGA ETMEYİ ÖĞRENİR.

EĞER BİR ÇOCUK
ALAY EDİLİP AŞAĞILANMIŞSA, SIKILIP, UTANMAYI ÖĞRENİR.

EĞER BİR ÇOCUK
UTANÇ DUYGUSUYLA EĞİTİLMİŞSE, KENDİNİ SUÇLAMAYI ÖĞRENİR.

EĞER BİR ÇOCUK
HOŞGÖRÜYLE YETİŞTİRİLMİŞSE, SABIRLI OLMAYI ÖĞRENİR.

EĞER BİR ÇOCUK
DESTEKLENİP YÜREKLENDİRİLMİŞSE, KENDİNE GÜVEN DUYMAYI ÖĞRENİR.

EĞER BİR ÇOCUK
ÖVÜLMÜŞ VE BEĞENİLMİŞSE, TAKDİR ETMEYİ ÖĞRENİR.

EĞER BİR ÇOCUK
HAKKINA SAYGI GÖSTERİLEREK BÜYÜTÜLMÜŞSE, ADİL OLMAYI ÖĞRENİR.

EĞER BİR ÇOCUK
GÜVEN ORTAMI İÇİNDE YETİŞMİŞSE, İNANÇLI OLMAYI ÖĞRENİR.

EĞER BİR ÇOCUK
KABUL VE ONAY GÖRMÜŞSE, KENDİNİ SEVMEYİ ÖĞRENİR.

EĞER BİR ÇOCUK
AİLE İÇİNDE DOSTLUK VE ARKADAŞLIK GÖRMÜŞSE,
BU DÜNYADA MUTLU OLMAYI ÖĞRENİR.


Dorothy Low Nolte

Oldukça doğru bulduğum ve daha öncede bir çok kez üstüne bastığım cümlelerdi bunlar .. Biz sadece öğretilenleri yapıyoruz!! Şimdi dürüst ol kendine ve seç çocukluğunu :) Ben haa onurum cebimde yaşıyorum, çok şükür..


Psikolog Tuğçe Karakoç

10/09/2012

" Ağla ağla açılırsın "

 
 
İhtiyaçlarımızı ve isteklerimiz konuşarak ifade edemediğimiz bebeklik zamanımızda çareyi ağlamakta bulmuşuz.
-Peki ya konuşmaya başladıktan sonra neden ağlarız ? 
-Üstelik kendimizi sözel olarak ifade edebiliyor ne istediğimizi söyleyebiliyorken...
 
Oyun çocuğuyken karnımız acıktığında karnım acıktı demeyi öğrendik, susadığımızda su istemeyi. Dolayısıyla ihtiyacımızı belirtmek için ağlama eylemini konuşmaya bıraktık. Fakat bazı duygusal durumlarda ya da canımız acıdığında ağlamaya devam ettik çünkü ağlamaların yerini konuşmanın alması olanaksızdır ve durumun üstesinden gelebilmek için ağlarız.
 
Ağlamanın anlamı amacı büyük ölçüde yanlış anlaşılmıştır. Ağlamayı acı çekmekle özdeşleştiren kültürel anlayış vardır ve anne babalar çocuklarının ağlamayı kestiğinde daha iyi hissedeceğine inanmışlardır. Gerçekte tam tersidir. AĞLAMAK ACI ÇEKMEKTEN KURTULMA SÜRECİDİR. Eskiden beri duyduğumuz, kullandığımız cümle doğrudur : AĞLA AĞLA AÇILIRSIN.
 
 
 
Biyokimyacı Dr. William Frey insan gözyaşının kimyasal içeriği üzerine bir araştırma yapmış ve duygusal nedenlerle dökülen gözyaşı içeriğinin, soğan doğramak gibi nedenlerledökülen gözyaşının içeriğinden farklı olduğunu bulmuştur. Bu bilgi ağladığımızda çok özel bir şey olduğunu gösteriyor. Gözyaşlarıyla vücudumuzdan atılan maddeler stres sonucu biriken maddelerdir yani ağlamazsak vücudumuzda birikir sinir sistemimizi bozar ve hem fiziksel hem de psikolojik olarak rahatsızlanabiliriz. 
 
Bir çocuk, ağlıyor. Anne babası onun ağlama ihtiyacını anlamazsa, dikkatini dağıtarak ağlasını susturmaya çalışırlar ; sallarlar, hoplatırlar ya da emzik verirler bunlar bebeğin anlaşılmadığını düşünmesine ve bebeğin ağlamasına neden olucak yeni gerginliklere yol açar.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bebekken de, büyüğümüzde koca koca insanlar olduğumuzda da ağlarken sevecen bir ilgiye ve fiziksel yakınlığa ihtiyacımız vardır, SARILIN.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
Ağlamak gülmek gibi bir davranışsa bırakında rahat rahat ağlayalım. Sokakta, cafede orada burada gülen insan dikkat çekmiyor da ağlayan insana bakışlar dönüyor hemen.
 
Ağlamak üzerine sayfalarca yazı yazabilirim. Önemli olan ve bilinmesi gereken ağlamak önemlidir, insanlar ağlamalıdırlar, birikmiş duygularımızı boşaltmak ruh sağlımızı korumak için ağlamalıyız sadece insanların ağlarken de sevildiklerini ve kabul edildiklerini bilmeye ihtiyaçları vardır.
 
ERKEK ADAM AĞLAMAZ !!! KIZ GİBİ AĞLAMA !!! Bir çok erkek ağlamadığı için övgü almış ve yıllarca ağlamamıştır. Belki de erkeklerin strese bağlı hastalıklara daha yatkın olmalarının ve kadınlardan daha erken yaşta ölmelerinin nedeni budur.
 
Allah acı, keder, üzüntü vermesin kimseye inşallah.


                                                                                                                       Psk. Tuğçe KARAKOÇ




NOT: Bu blog öğrendiklerimi, okuduğum kitapları, duygularımı paylaşmamı sağlayan kişisel bir blogdur. Yazılarım bir terapinin/danışmanlığın yerini tutmaz ve tedavi amaçlı değildir. Görüşmeler bire bir ve yüz yüze yapılmalıdır. Danışmak istediğiniz konular içinyakınlarınızdaki uzmana başvurmanızı tavsiye ederim.